BOĞAZ'DA KÜREK SÖRFÜ

Şimdiye kadar rüzgâr sörfü ya da kiteboard'da rüzgârsız günleri değerlendirme eylemi olarak bildiğim branştı kürek sörfü nam-ı diğer SUP (Stand Up Paddle). Fakat Avusturya'dan kalkıp gelen ünlü sörfçü Christian Taucher sayesinde kürek sörfü çok daha farklı bir boyut kazandı benim için. Artık evimde, çok uzaklara dahi gitmeden, bütün bir haftanın stresini atabileceğim bir ayrıcalığa sahibim...

 
Hakikaten Boğaz'ın sularında sörf tahtası üzerinde zaman geçirebileceğim aklıma gelmezdi, Tarabya'dan ilk suya çıkışım benim için çok farklı bir deneyimdi bu yüzden. O eşsiz manzarayı sörf tahtamın üzerinde görmek büyüleyiciydi gerçekten. Kıtalar arası geçiş zaten başlı başına bir deneyim! Pek çok insan kıyıdan fotoğraflarımızı çekmişti, daha sonradan sosyal medyada denk geldiğim fotoğraflarda onların da şaşkınlığı barizdi... "15 milyon insan yaşıyor İstanbul'da, 5 yabancı (yabancı kontenjanından sayılmıştım) Boğaz'da sörf yapıyor" etiketli bir fotoğraf ise içimde özellikle farklı hisler uyandırdı.
 
 
 
 
Çünkü biz yaşadığımız şehrin nimetlerinden faydalanmayı henüz öğrenemedik. Faydalanmak için gereken donanıma ve vizyona sahip değiliz ne yazık ki. Doğru ve eğitimli bir bakış açısıyla İstanbul gerçekten her anını doyasıya yaşayabileceğiniz koca bir oyun alanı aslında bizler için... Bunu değerli Chris sayesinde, Boğaz'da kürek çekerken anladım.
 
Ardından adaları keşfe başladık. Önce Heybeli Ada. Ulaşım olmadığından hala bâkir kalmayı başarabilmiş yerlerini bulduk Ada'nın (Ada'nın çevresi 10 km.) Kürek çekerek, kimsenin ulaşamayacağı plajlarını, manzaralarını keşfettik. Yuvalarından bize bağıran karabataklar kesinlikle görülmeye değer. Sonra da Burgaz Ada'nın etrafını keşfetmek için kürek çekmeye başladık. 7 km kürek çektikten sonra Burgaz Ada'yı da listemize eklemiştik. Bu iki ada özellikle çok farklı hissettirdi zira yazları düzenli olarak longboard ve bisikletle downhill yapmaya geldiğim yerlerin daha farklı potansiyellerini keşfetmek çok heyecanlıydı...

 

En güzel his ise, vapurla bir saatte ulaşıp, çantamızdan şişirilebilir kürek sörfü tahtalarımızı çıkartıp, sörfe başlamak o kadar basit bir iş ki; burada ve bu ekipmanlarla yakaladığınız vizyonla yaşadığınız yerin etrafındaki her su birikintisinde kafanızı boşaltmanız, gündelik egzersizinizi yapmanız işten bile değil. Benim gibi spor salonuna kapanmayı sevmeyenler insanlar için, hem tutkunu olduğunuz sporu hem de egzersizi birleştirmek muhteşem bir kombinasyon! Bir de son günlerde oldukça trend olan SUP Yoga var, suyun üzerinde daha etkili bir core egzersizine dönüşüyor, siz dengenizi sağlamaya çalışırken... Tabii ki daha da sakinleştirici, huzurlu bir deneyim oluyor yoga suyun üzerinde yapınca. Denemenizde fayda var! Son olarak da henüz deneme fırsatı bulamadığım kürekle dalga sörfü var ki, onu kasten en sona sakladım, inanılmaz olacağını hissediyorum!
 
Serüvenimize ortak olmak ve bizimle birlikte kürek çekmek için Sup And Soul ve gereken ekipmanları temin etmek için Over the Water, facebook ve instagram sayfalarından bizi takip edebilirsiniz.

Yorum yapabilmek için Kayıt Ol! yada Giriş Yap