Whistler (Kanada)

Nereden başlasam bilemiyorum, Whistler Blackcomb’dan sonra artık hicbir dağ eskisi gibi olmuyor. Beklentinizi çok yukarılara çekecek bu dağ karşılığını da fazlasıyla sizden alıyor. Günlük skipassın 129 USD olduğu bir dağdan bahsediyoruz. Sakın TL’ye cevirmek gibi bir hata yapmayın, yaptınız bile biliyorum J

Dağdaki diğer servisler bu kadar pahalı olmasa da özellikle ski-pass ve konaklama maliyetleri ortalama dağ fiyatlarının çok üstünde.Whistler’a gitmek için Vancouver(YVR) Uluslararasi Havaalanı’na inmeniz gerekiyor. Türkiye’den direct uçuş yok zira Amerika’nin kuzeybatısında, Kanada’nın ise güneybatısında yer almakta. Türkiye’den giderken Toronto, Los Angeles veya San Francisco aktarmalı uçuşları tercih edebilirsiniz. Sabah çok erken veya gece inmediğiniz sürece Whistler’a ulaşım kolay. hem havaalanından hem de şehirden direkt otobüsler mevcut. Ters saatlerde inerseniz paylaşımlı shuttle servisi de var ancak diğer yolculari 1-2 saat beklenemeniz gerekebiliyor, maksimum 2 saat bekliyorsunuz, daha fazla beklerseniz sizi Whistler’a bedava götürüyorlar. Vancouver havaalani ile Whistler arası 135 km ve 2 saat sürüyor.

Whistler’in kasabası baya büyük, ama otobüsler çok sık ve sabaha kadar çalışıyor. Yok abi ben merkezde kalırım diyorsaniz, sağlam bir bütceye ihtiyaciniz var.Benim tavsiyem Legacy Way’daki Hi hostel; hostel olduğuna aldanmayın. iki ve dört kisilik odalar coğunlukta, 2 oda tek bir banyoyu paylaşıyor ama ortam on numara.Çok samimi ve geniş bir lobisi var; bilardo masası, kullanabileceğiniz bilgisayarlar, kütüphane ve film izleyebileceğiniz bir oda var. Kocaman ve çok güzel de bir mutfağı var ve istediğiniz yemeği yapabileceğiniz şekilde donatılmış. Kapının önünden de liftlere direkt otobüs var, yaklaşık 20 dakika sürüyor.

 Gelelim dağa, Whistler ve Blackcomb olarak yanyana iki dağ var, genelde Whistlercı veya Blackcombcu diye ayrılıyor kayanlar. Blackcomb biraz daha boardcular icin Nintendo Park iki tarafta da mevcut olsa da Blackcomb tarafinda orta ve ileri seviye icin adeta bir cennet. Bolkar konusunda ise yine adeta bir cennet. Off pist ceşitliliği ve bol kar kalitesi olarak bugüne kadar gördüğüm en iyi tesis.

 

Blackcomb ile Whistleri bağlayan gondola (Peak 2 Peak) Dünyanın en uzun ve en yüksek lifti. Gondoldaki manzara inanilmaz, British Columbia’yi tepeden izliyorsunuz, Sadece bu manzara için bile gondolu kullananlar var. Bu gondolun yapımı için minimum seviyede ağaç kesilmiş, sadece gondolun hizasındaki 2-3 sıra ağaç kesilmiş.Whistler’da 2,Blackcomb’da ise 3 tane Nintendo Park var. Bu parkların toplam büyüklüğü 400 bin m2. Bu 5 parkın toplamında 90’ı rail olmak üzere 150 obstacle, bir halfpipe ve 40 tane de kicker bulunmaktadır. Sadece parkların pistlerini ezmek icin ise 13 tane snowtruck çalışıyor. Parktan çıkmayan biri olarak Blackcomb’daki tek olumsuz deneyimim parka çıkan liftin (Catskinner Chair) çok eski, yavaş ve 3 kişilik olması. Bu lifti kullanırken konuştuğum kişilerin ortak görüşü ise bu lifti nostaljik diye yenilemedikleri. Bu lifti kullanmazsanız çok daha hızlı olan ancak bir o kadar da aşağıda olan lifti (Solar Coaster Express) kullanmanız gerekiyor. Bu lifte giderken inanilmaz bir off pist seçeneği mevcut; hem uzun hem siyah pistler ( Freefall, Black Magic, Sorcerer) bolkar sevenlere şiddetle tavsiye ediyorum. Whistler’a gitmeden önce mutlaka fitnessa gitmeli ve bacak kaslarınızı güçlendirmelisiniz. Bugüne kadar kayarken pistin yarısında yorulup hiç nefeslenmemiş olmanız ya da kondüsyonlu olmanız Whistler’da bir anlam ifade etmiyor.

Dağın bir diğer güzel tarafı ise çok fazla rota ve pist seçeneği olması. Sisden bile kaçabileceğiniz çesitlilikte farklı yükseklik ve yönlerde pist seçeneği var.

 Kasabaya gelirsek; Whistler’in merkezi gerçekten çok hareketli ve bar-market-banka-café her türlü ihtiyacınızı merkezde giderebilirsiniz. McDonalds’tan lüks restoranlara, Hint, Japon ve Meksika mutfaklarını Whistler’da bulabilirsiniz. Hy’s Steakhouse, Rim Rock Café & Oyster Bar ve Creekbread’i şiddetle tavsiye ederim. Bar olarak Amsterdam Pub gece kulübu olarak ise Tommy Africa’s ve Garfinkel’si tavsiye ederim.

 Whistler’da yaşayanların büyük bir kısmı dağda çalışıyor. Zira sezonluk skipassı ücretsiz almanın tek yolu bu, ya da piyangodan ikramiye çıkmasını bekleyeceksiniz J Dağda çalışmanın artıları bunla bitmiyor, ayrıca çalışanlar dağdaki birçok restorandan yüzde 50 indirimli yemek ve alkolsuz içecek alabiliyor. Ortalama bir sezonda 9.14 metre kar alan Whistler geçen sezon çok az kar yağışı almış. Dikkatimi çeken noktalardan biri de ortalama kayak/board yapanların seviyesiydi. Toplam kayanların arasında acemi olarak nitelendireceğimiz kısım yuzde 15’i geçmez. Özellikle kayak yapanların ortalama seviyesi ise çok yukarılarda.

 Özetlemek gerekirse Whistler/Blackcomb snowboardcular için bir cennet, ileri seviye kayakçılar için ise gerek pist çeşitliliği gerekse pist uzunluğu ve eğimi ile çok iyi bir dağ. Boşuna birçok kez Dünya’nin en iyi kayak merkezlerinden biri seçilmemiş. Kasaba olarak da gerek gece hayati gerekse aktivite çesitliliği olarak fazlasıyla seçenek sunuyor. Türkiye’den gitmek için fazlaca tuzlu bir seçenek. olsa da ABD’nin doğu yakasına veya Kanada’ya yolunuz düşerse tatilinizi bir hafta uzatıp Whistler’i ziyaret etmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Yorum yapabilmek için Kayıt Ol! yada Giriş Yap