MİLLİ TAKIM KAYKAYCISI FURKAN BAŞER

Furkan, son zamanlarda Kaykay camiasında gerek Milli takımda gerekse yarışmalarda diğer sporculara göre yaşıyla ve performasıyla dikkat çeken bir Kaykaycımız. Bu yüzden Furkan ile merak ettiğimiz ve ettiğiniz şeyler hakkında kısa bir röportaj yaptık..

Öncelikle seni tanıyalım. Furkan Başer kimdir? Nerede doğdu, nerede yaşıyor, ne yapıyor?

Merhaba, ben Furkan Başer. 1 kasım 1989 doğumluyum, İstanbul Üniversitesi İktisat
Fakültesi 4.sınıf öğrencisiyim. Kaykay, kitesurf, snowboard, video film içerik üretimi ve
çektiklerimi kurgulamak, fotoğraf çekmek, kaykay sürmek, müzik dinlemek en sevdiğim
şeyler. Aynı zamanda Türkiye kaykay Federasyonu bowl (çanak disiplini) takımında milli
sporcuyum.

Kaykayın diğer sporlardan asıl farkı ne bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

Meydan okumak, heyecan, adrenalin, hız, macera, risk almak klasik spor dallarında
sınırlı olduğunu düşünüyorum. Ve bu yüzden kaykaya olan ilgim ilkokul 3. sınıfta
başladı ve hala devam ediyor. Ekstrem sporlarda ise bunun bir sınırı yok, özellikle
kaykayda zorlayabildiğin seviye ne ise o seviye kadar keyif alıyorsun, risk faktörü de
yüksek olduğu için aldığın risk kadar keyif ikiye katlanıyor. Kaykayda o anki
gidebileceğim uç nokta yapacağım harekete ve kafamda kurduğum o harekete
yakışan stile göre şekilleniyor. (Kaykayda bir hareket birçok farklı stilde yapılabiliyor.
Bu yüzden yarışmada stil puanlaması mevcut. Hareketi yapacağım anda herşey
kafamda kurarak hareketi nasıl bitireceğim düşünüyorum. Milisaniyeler içerisinde
fizik kuralları, vücut anatomisinde salgılanan adrenalin hormonu herşey altüst oluyor
resmen hesap makinesi gibi tüm işlemleri hissediyorsunuz havadayken ve artık tek
eksik inanmak hareketi bitirmek için iniş yapabileceğinize inanmak.. Kaykayda ve
snowboard gibi ekstrem sporlara sınırın insanın kendisi olduğuna inanıyorum.
Kaykay vücuttaki hormon seviyelerini altüst edip verdiği enerji ve keyif etkisisiyle 15
yıldır bağımlısı olduğum, öncelikle bir spor ve sonra sokak kültürü benim için.

Kaykayla kaç yaşında ve nasıl tanıştın?

Babam T.S.K personeli ve babamın görev yerleri tayin işlerinden dolayı sürekli değiştiği için okul hayatım biraz arkadaşlarımdan geri kalarak geçti. Lise bittikten 3 sene sonra üniversiteyi kazandım.. Üniversite hayatına başlayana kadar aslında hep yoğunlaştığım şey kaykay oldu...

 

Babamın görev yerlerinde biri olan Bingöl askeri lojmanlarında kayak yapılan bir tesis vardı ve bu malzemelerin satıldığı bir kayak dükkanı vardı o gün o dükkanda küçük bir kırtasiye kaykayı yada balina-balık board dediğimiz çin malı bir kaykay gördüm ve onu aldım o zaman ilkokul 3.sınıfa gidiyorum ve emekleyerek kaykayı lojmanın derme çatma yollarında sürdüğümü dün gibi hatırlıyorum, daha sonra ayakta sürmeler ollie dediğimiz zıplama hareketleri derken kaykayın sınırsız hareket yapabilme kapasitesi olduğunu keşfetmeye başladım ve aslında tutkumda o zaman başlamıştı.. Derken yıllar geçti tayin yerimiz yine değişti ve gökçeadaya taşındık 4 yıl orda kaldık , kışları çok sert olsada bir tatil yeri olduğu için yaz aylarında sürekli kaykay sürmeye devam ettim, sonra en son tayin yerimiz olan istanbula geldik ve burada tam 10 yıl boyunca dönem dönem ara vererek kaykay sürmeyi bırakmadım. 2018 yılında Türkiye şampiyonasında 2.ci olduktan sonra bowl milli takımına dahil oldum. 2019 30 Ağustos Zafer kupasında ise Türkiye şampiyonu oldum.

Milli takım fikri kimden çıktı ve bireysel bir sporda takım çalışması nasıl oluyor?

2017 yılında Federasyon başkanımız Eski türkiye Kiteboard şampiyonu Sedat Çelenk tarafından Kaykay Federasyonu resmi olarak kuruldu. 30 ağustosta resmi Türkiye bowl ( çanak stili) yarışma gerçekleştirildi. Bu yarışmada Türkiye 2.si oldum ve sonrasında 1 hafta süren yurt içi kamp elemelerinin ardından milli takıma seçilmeye hak kazandım. Kaykay aslında bir kültür ve yaşam tarzı olimpiyat komitesi tarafından olimpiyatlara dahil edilmesi ile birlikte artık resmi bir takım sporu oldu. Bunun öncesinde tüm yarışlar ferdi olarak gerçekleşiyordu. Artık ülke bazında da takımlar olarak yarışma şansı var. Biz 5 erkek 3 kadın sporcudan oluşan bir takımız ve önümüzdeki yarışta kimin kayması gerektiği antrenörümüz tarafından seçiliyor. Bu seçim kriterleri sporcunun yeni hareketler çıkarmasına, kendini geliştirmesine, stiline, rakip sporcunun rekabet gücüne göre belirleniyor.

Dünya sıralamasında neredeyiz ve bizi gittiğiniz müsabakalarda tanıyorlar mı?

Kaykay branşı uluslararası olimpiyat komitesi tarafından 2020 olimpiyatlarına dahil edildikten sonra ilk resmi federasyon türkiye tarafından kuruldu. Şu an yarışma sistemi sıralama şeklinde değil kota sistemiyle gerçekleştiriliyor 2020 olimpiyatlarına kota alan ülkeler olimpiyatta yarışma hakkı kazanacak. Milli takım ile ilk yurtdışı kampımız Çin’in Najing kentinde gerçekleşti 17 gün süren bu kamp sonunda ilk kota yarışı gerçekleşti. Biz 5 erkek 3 kız olmak üzere 8 sporcu ile yarışmada yer aldık fakat her ülkenin sporcu kotası olduğu için aramızda en iyi 2 kişi erkek 1 kız yarışmaya katılabildi. Fakat rakiplerimiz bizden çok ilerideler gerek ülke içindeki tesisler olsun gerek deneyim ve tecrübe olsun bowl branşı olarak katetmemiz gereken çok fazla yol var. Önümüzdeki 1 yıl boyunca kamplarımız devam edecek ve yarışmalara en iyi şekilde hazırlanmaya devam edip ülkemizi en iyi şekilde
temsil edeceğiz.

Gelecek için ne gibi planların var hedefler neler kısaca bahseder misin?


Ben milli takımın en büyük üyesiyim en küçüğümüz ise 13 yaşında ve diğer kardeşlerimiz gibi o da çok yetenekli olduğu için burada. ANOC Uluslararasaı Olimpiyat komitesinin düzenlediği 2024 Tokyo olimpiyatlarına kadar ülkemizi en güzel temsil edecek şekilde hazırlanarak yarışmalara katılmayı ve kendimle birlikte yeni küçük kardeşlerimizi eğitmeyi düşünüyor ve birlikte derece elde etmeyi planlıyorum. İleriki yıllarda kendimi bu ailenin antrenörü olarak görmeyi hedefliyorum. Bunun için tüm eğitimleri sporcu olduğum süre içerisinde tamamlayarak küçük yaşlarda kaykaya başlayacak kardeşlerimizi en güzel şekilde yurtdışı yarışmaları için profesyonel olarak eğitmeyi ve kaykayın püf noktalarını en
güzel şekilde öğrenmeleri için çalışma programları planlıyorum.

Senin kadar iyi kaymak isteyen yeni nesile ve bütün kaykaycı dostlarımıza vermek
istediğin tavsiyeler var mı?

 
Bu konuda nacizane önerilerim var aslında, çok sade ve basit; hayatımızın her alanında olduğu gibi derslerimize, işimizde, okul yaşantımızda başarı elde etmek için nasıl disiplinli ve
istikrarlı bir şekilde çalışıyorsak aynısını kaykayda uygulamaktan ibaret. Tabiki diğer
işlerimizi aksatmadan yapmalıyız bunu. Ben haftada iki gün mutlaka antreman yapıyorum bu
2 gün eski hareketlerin tekrarı oluyor yada yeni bir hareket çalışacaksam antrenörüm
Hüseyin YILDIZ ile birlikte önce oturup o harekti analiz ediyoruz ve sonra koruma
ekipmanlarımı giyip hareketten en çok verim en az zarar alacak şekilde çalışmaya
başlıyorum. Yeni bir hareket için ortalama 500 tekrar gerekiyor oturması için 1000 tekrar
ve o harekette gözü kapalı yapmak için ise 10.000 saat gerekiyor ( Disiplinli optimum
çalışma ve süresinde 2 yıl ) Yeni hareket öğrenme süreci sabır istiyor işte tam burada
antrenörün ne kadar önemli olduğunu farkediyorsunuz. haftanın 1 gününde keyif için
kayıyorum video çekiyorum öğrendiklerimi line içinde test ediyorum diyebilirim. Küçük
kardeşlerime önerilerimi dahada sadeleştirmek istersem plan yapsınlar ve o plana uysunlar
gün sonunda %20 enerji bıraksınlar bir sonraki çalışma için ve hergünün sonunda bir sonraki
çalışma gününe motive edecek yeni bir hareket denemesi ile günü bitirsinler. Bu bir sonraki
antremana kadar motive edecek ve keyif alınmış olunacak.

Bu röportajı yapma şansı veren Tahta Mecmua ailesine ANKARA KAYKAY KULUBÜ adına
ve kendie adıma teşekkür ediyorum.

 

Furkan'ı yakından takip etmek için; @furkanbaser88

Yorum yapabilmek için Kayıt Ol! yada Giriş Yap