KAR KURTLARI VE YALNIZÇAM KAYAK MERKEZİ

Serhat şehri Ardahan, Türkiye’nin Ermenistan ve Gürcistan’a açılan, sessiz, sedasız, kuytuda kalmış, unutulmuş şehri. Kış yaşantısı daha yoğun yaşanıyor burada. Ardahan’da kış uzun, baharlar kısa, yaz ise adeta yok gibi. Buna rağmen insanlar imkânlar el verdiğince hayatın tadını çıkarmaya, hayattan zevk almaya bakıyor. Ardahan’ın en meşhurları kaz eti, eski kaşar peyniri ve sadece yöre mahsus Kafkas arısından elde edilen bal. Yeni gözdesi kayak ve snowboard. Ardahan dünyada sadece Alp Dağları'na has kristal kar özelliğindeki kara sahip. Kristal yapıdaki bu kar özellikle snowboard sevdalılarının en sevdiği, çünkü bu kar boarda yapışmazken adeta ayağınızın altından kayıp gidiyor, tıpkı bulutların üzerinde süzülürcesine.

Ülkemizde Ardahan’da kayak tesisi olduğunu birçok kişi bilmiyor. Tesisi kullananların birçoğu yerel halk, çoğunlukla da Ardahan’da görevli, tayinle gelmiş insanlar. Kendi yağında kavrulan bir şehir Ardahan. Sarıçam ormanları ile çevrili Ardahan’a son teknoloji kayak tesisi kurulalı yaklaşık iki sene oluyor. 2 sene öncesinde de küçük de olsa birkaç pistin bulunduğu daha çok amatör kayakseverlere hitap eden bir tesis vardı. 1997-1998 yıllarında askeri eğitim amaçlı yapılan tesis ilk tesis. Ama şu an aktif değil kullanılmıyor. Doğu Anadolu, Karadeniz ve Kafkasların buluşma noktasında yer alan Ardahan'daki Yalnızçam Kayak Merkezinde geçen yıl yapılan 3 kilometrelik modern telesiyej hattı en uzunu 4 km olmak üzere irili ufaklı birçok pistten oluşuyor.

Kar Kurtları olarak Yalnızçam kayak tesisinde bir araya gelerek böyle bir grup kurma kararı aldık. Şu an için herhangi resmi bir oluşum değiliz sadece gönül bağı ile birbirimize bağlıyız. İsmimizin Kar Kurtları olmasında üyelerimizin tipi, soğuk, çığ gibi her türlü doğa olayını göze alarak, adeta bu dağların kurdu biziz, buralarda her şey bizden sorulur dercesine bir düşüncede olmamız, bunun yanı sıra özgürlüğüne düşkün bireylerden oluşuyor olmamız da ayrıca etkili oldu. 2019 Şubat ayında kurulan Kar Kurtları grubu olarak daha önce başta Yalnızçam olmak üzere birçok kayak tesisinde kayak yapmış deneyimli kayakçılar ve snowboardcular olmamıza karşın üç ay önce ancak organize olabildik. Kabuğumuzu kırarak daha fazla adrenalin için zamanla çevrede bulunan dağlara yamaçlara yelken açmaya başladık.

 

Nisan ayının sonlarına geldiğimiz şu günlerde ülkenin batısındaki birçok tesis sezonu kapatırken, dağlarındaki kar kayak yapmaya el vermezken bizler Ardahan’da halen daha karın
tadını çıkartıyoruz. Yalnızçam Kayak Tesisimiz her ne kadar sezonu kapatmış olsa da etrafımızı çevreleyen dağların giymiş olduğu beyaz gelinlik bizi çekmeye devam ediyor. Kendi imkânlarımızla (yollar açık olduğu sürece, kendi ulaşım araçlarımızı kullanarak)bizi bekleyen bu beyaz güzellikleri ziyaret ediyoruz.

Yoğun kar yağışı sebebiyle yolları açılması ancak nisan ayının ilk haftasını bulan Bülbülan Yaylası, Ardahan ile Artvin in Ardanuç ilçesini birbirine bağlayan 2600 mt. rakımda bulunuyor. Bülbülan Yaylası ulaşım kolaylığı sebebiyle en çok tercih ettiğimiz rotalar arasında. Çünkü planladığımız güzergâh sayesinde hem başlangıç hem de bitiş noktasını taşıt yoluna kolayca bağlayabiliyoruz. Buda bizim için bulunmaz bir nimet. Bülbülan yaylasından Geçitli köyüne inen rotamız üzerinde adrenalin tutkunları için çeşitli atlama noktaları, hız yapmak isteyenler için yüksek eğimli yerler var. Ancak sakin, dingin bir güzergâh isteyenler için de nispeten daha düz rotlar da var. Bülbülan maceramızda her seferinde bir arkadaşımızı şoför olarak araç başında bırakmak zorunda kalıyoruz. Şoförü belirlemek hiçte kolay olmuyor. Herkes adrenalin istiyor, araç başında geriye kalanları beklemek oldukça sıkıcı olsa gerek…

Bülbülan yaylasının enfes bir gün batımı oluyor, adeta anlatılmaz yaşanır sözünün karşılığı olacak kadar. Maceramız sırasında çığ düşmelerine de tanık olduk, sis ve tipi baskınlarına da. Planımız dâhilinde olan akşam gün batımını göremeden dönmek zorunda bile kaldık. Önceki keşiflerimizde planladığımız gibi bitmedi hatta bazı şeyler. Örneğin bitiş noktasına bağlanacağımız noktadan bağlanamadık. Bir sonraki noktadan bağlanmak için daha aşağılara kaymak zorunda kaldık. Bu macera sırasında birkaç metrelik üzerinde kar olmayan toprak zemin üzerinden kayarak geçtiğimiz yerlerde de oldu. Sonunda bağlantı noktasına vardığımızda karın erimiş olduğunu gördük. Birkaç gün öncesine kadar kar vardı ama yapacak bir şey yoktu tabi ki. Kayaklarımızı boardlarımızı omzumuza alarak başladık tırmanmaya. extreme olarak kaymayı düşünürken birde tırmanma çıkmıştı karşımıza. Her şey mükemmel olmuştu bizim için. Biz zaten kayak yapmak için değil daha çok beraber vakit geçirmek için çıkıyorduk yola. Tırmanışımız plan dışı olsa da bizim için tamamlayıcı olmuştu. Eziyetten çok bizim için bir eğlence dönüşmüştü. Hani diyor ya şarkıda iki deli bir araya gelmemeliydik, biz bu kadar deli(çılgın) bir araya gelmemeliydik.

Yeni planımız Yalnızçam Dağları'nın en yüksek yeri olan 3054 mt. rakımı ile Kürdevan (Çadır) dağına çıkarak yaklaşık 25 km kayak yapmak. Ama bu düşündüğümüz kadar kolay olmayacak. Yaklaşık 6km kadar yürümemiz gerekecek. Yaz mevsiminde ortalama bir buçuk saati bulan bu yolculuk bakalım kışın nasıl olacak. Hazırlıklarına şimdiden başladık.

 Sizleri de heyecan dolu maceralarımızda yanımızda görmek isteriz. Aradığınız her türlü aksiyonu bulabileceğiniz bu yerde geldiğinize hiç pişman olmayacaksınız. Ayrıca çılgın mı çılgın dostlarınız sizlerin her zaman yanında olacak.

Kar Kurtları ve maceralarını takip etmek için; @kar_kurtlari

Yorum yapabilmek için Kayıt Ol! yada Giriş Yap