DALGA SÖRFÜNÜN GELECEĞİ

Hala bir çok kişi Türkiye'de dalga sörfü olduğunu bilmese de, Dalga Sörfü Federasyonu kuruldu ve hala bir çok kişi Türkiye'de dalga olmadığını düşünse de geçtiğimiz aylarda Türkiye Dalga Sörfü Şampiyonasının Federe bir şekilde 2.si düzenlendi.Sizler için Dalga Sörfü Federasyonu, geleceği ve son şampiyona hakkında kendini bu spora adamış ve yurt dışında da bunu yapmaya ve oradan Türkiye'de bu sporun gelişmesi için uğraşmaya devam eden sörfçümüz Tunç Üçyıldız ile konuştuk.Dalga Sörfü nereden nereye geldi?Şampiyonada neler oldu?Dalga Sörfü Federasyonu neler yapıyor?Tunç'un yorumları ve karşılaştığı zorluklar neler?Gibi merak ettiğimiz bir çok şeyin cevabı Tunç'ta.Gelin hep beraber dinleyelim..

10 sene önce gerçek anlamda sörf yapabilen Türk sörfçü 3 veya 4 kişi iken bugün 40-50 kişiye ulaştık.Bu fazla bir büyüme gibi gözükmeyebilir ancak bundan sonra eksponansiyel şekilde katlanarak büyüyecek bir sörf sporunun zeminlerini attık.Bundan sonraki 10 sene içerisinde sayısı binlere yaklaşan sörfçüden bahsedebileceğiz Türkiye’de.Özellikle kıyı şeridi gençliğimizi bu spora kazandırmak için projeler üretiyoruz, federasyon ve gönüllü sörf sever insanlar sayesinde bu projeleri hayata geçirdiğimiz zaman binlerce sörfçü yetiştirebileceğiz.

Bu oluşumun temelleri 7 sene önce ön ayak olduğumuz ilk sörf şampiyonası ile başladı.İlk şampiyonanın başarılı olması çok kritik ve önemliydi.Başarısız olsaydı şu an ne federasyondan ne de bu oluşumdan bahsedebiliyor olacaktık.İlk şampiyona için kişisel olarak çok uğraştım.Çok da fazla engellemelerle karşılaştık.Türkiye de şampiyona olmaz , dalga yok veya farklı tarzda ego kaynaklı tüm engelleme çabalarına rağmen bir avuç sörfçü bir araya gelip ilk şampiyonayı mucizevi bir şekilde başarı ile gerçekleştirip büyük ses getirdik.Alanya'dan, İstanbul’dan, Anadolu’dan ve yurt dışından gelen bir avuç sörfçüydük.Çoğu sörfe yeni başlamıştı ama azılı sörf sevdalısı insanlardı.Karton kutuların üzerine balmumu döküp yaptığı sörf tahtası ile şampiyonaya katılan Mimar Sinan öğrencilerinden; Alanya’nın ve Anadolu’nun büyük kalpli sörfçüleri; bizim gibi yurt dışından büyük fedakarlıklarla gelen sörfçülerle birleşti.Tabiki ben o zamanlar 11 senedir yurt dışında sörf yaptığım ve şampiyonalara katıldığım için bu organizasyonun gerçekleşmesi ve organize olarak sörf sporunun büyümeye başlayabilmesi için tecrübelerimle ön ayak oldum.Herkesi bir araya topladım.Sponsor buldum, tek sponsorumuz RedBull‘un katkısı ile Dünya Federasyonu baş hakemi gelip ilk şampiyonamızı yönetti.

Bu rüzgarı da arkamıza alıp her sene Türkiye çapında şampiyona yaparak oluşturduğumuz dosyayı bakanlığa sunduk.Uzun seneler bu dosyanın bizzat takibini yaptım.Sonunda 2.5 sene önce cep telefonuma bakanlıktan gelen bir telefon ile dosyamızın onaylandığı müjdesi verildi ve nihayet resmi spor branşı haline geldik.Bunun sayesinde şimdi milli takımımızda görev alan genç sporcularımız okullarında millilik bursu ile ücretsiz okuyorlar, öğrenci maaşı alıyorlar.Bu olanakları gören aileler çocuklarına bu spor konusunda destek veriyorlar motive oluyorlar.Bunlar çok önemli.Şimdi özerk olup olanaklarımızı arttırıp yukarıda bahsettiğim kıyı şeridi gençliğine yönelik projelerimizi hayata geçirmeye çalışacağız .Bu olanaklardan yararlanan ve ileride yararlanacak olan tüm gençlerimizin bilmesi gerekir ki; bizimle birlikte Alanya Sörf Team ve Mimar Sinan Sörf Kulübü kurucularının büyük fedakarlıkları ve gerçek egosuz sörf aşığı olmaları sayesinde bu olanaklar yaratılabildi.Bu fedakar sörfçü grubu Türk Sörf tarihini yazdılar ve saygıyı hak ediyorlar.İlk şampiyonalara gönülden destek veren ve o gün orada bulunan her sörfçü belkide farkında olmadan tarih yazdı.

Benim bu işlere taa kalkıp yurt dışından ön ayak olmamın 2 ana sebebi var;

1- Sörf sporunun organize bir şekilde büyüme sağlaması için federasyon kurulumunu öngörüp; bunu başarmak için gereken tecrübe ve vizyonu ortaya koymak.
2-Adaletli olmayan, çıkarcı veya yüksek egolu yanlış insanların diğer bazı sporların yönetimini ele geçirip o sporlara nasıl zarar verdiğini görüp; sörf sporununda bu tip insanların eline geçmesini engellemek.

Sörf sporunun adil gelişimi için Özellikle 2. maddeyi çok önemsiyorum.Bir nevi yukarıda bahsettiğim biz gönüllü sörfçü grubunu sevdalısı olduğumuz sörf sporunu art niyetli kişilerden koruyan ihtiyar heyeti gibi düşünebilirsiniz.Bu konuda bir nebze de olsa şanslıyız çünkü bağlı olduğumuz Federasyon Başkanımız bize bu konuda tam destek veriyor.2 maddeyi de başardık.Ama özellikle 2. maddeye sörf sporu sağlam temellere oturana kadar elimizden geldiğince göz kulak olacağız.Şu ana kadar Türkiye çapında 5 şampiyona yapıldı.(2012,2013,2014,2018,2019)Bunlardan son ikisi federasyon kurulduktan sonra, diğer üçü daha önce.

Geçen sene Kerpe’de yapılan 2018 Şampiyonası ise bizim önerilerimiz dikkate alınmadan yapılan talihsiz yanlış tarih seçimi üzerine; birde sörf raporları dalga göstermemesine rağmen yine yanlış bir kararla ileriki bir tarihe ertelenmeyince sörfsüz turnuva olarak buruk kaldı.Kısa tahta olimpik branş hiç yapılamadı.Halbuki Kerpe veya diğer Karadeniz bölgelerinizde şampiyonaya uygun çok çok iyi dalgalar var.İşte bu tip yanlış seçimler Kerpe’nin de sörfün de imajına zarar verdi.Bu yüzden diyoruz ki bu işin yönetimini doğru kişilerin yapması çok önemli.Yoksa ticari , idari veya farklı egoların arasında dalgasız günlerde, oldu bittiye getirilen şampiyonalar; hatta şampiyona yapılmadan keyfi seçilen milli takımlar dönemine gireriz.Kerpe, İstanbul veya Karadeniz konusunda da kimsenin şüphesi olmasın.Buralarda değil Türkiye Şampiyonası , doğru zamanda Avrupa Şampiyonası bile düzenleyebileceğimiz dalga var. Milli takım takvimi ve dalga mevsimi zamanı uyduğu zaman Türkiye Şampiyonası tekrar Karadeniz’e dönecektir.Türkiye de sadece Kerpe veya Alanya değil; hem Akdeniz hem Karadeniz de birçok şehrimizde ileriki yıllarda şampiyona düzenlenecek.Hemen hemen tüm kıyı şeridi şehirlerimizde dalga var.

2018 Kerpe Şampiyonasının hemen akabininde kaybettiğimiz enerjiyi geri kazanmak; yapılamayan olimpik branş kısa tahta şampiyonamızı yapmak ve diğer branşlarda da 2019 milli takımımızı seçmek amaçlı şampiyonamızı Alanya’da yaptık.Milli takım şampiyona takvimimize ve dalga mevsimine göre ayarladığımız tarih seçimi ile çok güzel nefes kesen bir şov izlettik herkese Alanya’da.2.5 metrelik dalgaları, 42 sörfçü katılım rekoru, ilk defa düzenlenen 18 yaş altı kategorileri ve her yönü ile bugüne kadar ki en heyecanlı turnuva oldu.Bu şampiyonanın en dikkat çeken yanı ise; birkaç tahta ve malzeme olduğu sürece kıyı şeridi kırsal kesimde yaşayan gençlerimizin nasıl çabucak gelişip birer sörfçü haline geldiğidir.Yeter ki buralara olanak götürebilelim.Danube Sörf Okulu imkanlarından yararlanan Kerpe’li köylü çocuklarımız bunun en güzel örneğini bu şampiyonada sergilediler.Türkiye'de ki sörfün geleceği, tekrar üstüne basarak söylüyorum; bu tip kıyı şeridi bölgelerimize prefabrik sörf evleri kurup olanak yaratmaktan geçiyor.Bu bölgelerdeki binlerce gencimiz bundan sonrasında yeşereceklerdir.Bu bağlamda Federasyon konusuna tekrar dönersek; Sörf sporunun önceki sene itibarı ile Olimpik spor haline gelmesi de bu sporun gelişimine Türkiye’de katkıda bulunacaktır.Sörfün geleceği olan kıyı şeridi sörf evleri projemiz konusunda hertürlü olanağı zorlayıp bütçe bulmaya çalışacağız.

Benim kurulmasına ön ayak olduğum sörf branşı federasyonundaki konumuma gelirsek; ben şu anda aktif sporcu olduğum için sörf branşı yönetim kurullarında geri planda durmayı tercih ediyorum.Teknik Kurul Başkanlığı yapıp, sporun gelişmesi için sörf branşı asbaşkanına tavsiyelerde bulunuyorum.Ayrıca Milli Takımımızın Kaptanlığını ve antrenörlüğünü yapıyorum.Sörf branşı şu anda Gelişmekte Olan Sporlar Federasyonuna bağlı ve sörf branşını özerk olmayı bekleyen bir federasyon olarak tanımlayabiliriz.Hep beraber bir zoru başarıp bu sporu Türkiye de geliştirip resmileştirdik.Şimdi bu sporda yeni bir devrim, atılım zamanı.Bu projenin adı da "Türkiye kıyı şeridi prefabrik sörf evleri".

Tunç'u  yakından takip etmek için; @tunc_ucyildiz

Fotoğraflar için, @mugeayyildiz 'a teşekkürler.

Yorum yapabilmek için Kayıt Ol! yada Giriş Yap