Türkiye'nin Zirvesi'nde, Bisikletiyle

Alperen Kıvılcım kimdir? Kısaca kendini tanıtır mısın?

 

26 yaşındayım Yalova'da yaşıyorum, fitness antrenörlüğü yapıyorum. Profesyonel olarak Downhill sporuyla ve MMA, Muay Thai, Crossfit, fitness ile ilgileniyorum. Bilek güreşi, tüplü ve serbest dalış, kayak, dağcılık, buz hokeyi, Moto-cross gibi diğer spor dallarıyla da ilgileniyorum.

 

Downhill’i seçmenin sebebi nedir? Bu sporda nereye gelmek istiyorsun?

 

11 yıldır bisiklet sporunun içerisindeyim. 2005-2010 yılları arasında dağ bisikleti sporuyla ilgilendim,  2010-2012 yılları arasında yol bisikleti sporuna geçtim ikisinde de Türkiye genelinde iyi başarılar elde ettim, bisikleti seviyordum fakat; dağ bisikleti ve yol bisikletinde her zaman bir sınırınız vardır yani ne kadar kondisyonunuz varsa o kadar hızlı gidersiniz; sınırınız genetik faktörler  ve antrenman... 2012 yılında Youtube’da tesadüfen Downhill Dünya Kupası’nı baştan sona izledim ve  o an çok çılgınlardı benim gözümde yani sporcular bisikleti kendilerinin bir parçası gibi kullanıyorlardı, korku yok, adrenalin en yüksek seviyede, sınır yok, tamamen özgür olabileceğiniz bir spordu. Sanırım o andı, ‘benim yaşlanmak istediğim spor bu’ dediğim zaman ve 3 senede iyi yerlere geldiğimi düşünüyorum. Türkiye'de malum, çok iyi yerlere gelmeniz mümkün değil çünkü daha federasyonu olmayan bir branş. Ekstrem sporlar konusunda, bu alanda da çok gerideyiz. Tabii ki bir gün milli takım açılırsa kendimi daha da geliştirmeyi, dünya çapında bir şeyler başarmayı istiyorum, şimdilik bir hobiden öteye geçemiyoruz maalesef.

Spor yaşamında bugüne kadar elde ettiğin başarılar nelerdir?

 

Bir enerji içeceği markası desteğiyle başladığım, Dünya’da bir ilk olarak kabul ettiğimiz Ağrı Dağı inişi. 5200 metreden dağın eteğine kadar Downhill bisikletiyle kesintisiz inmem… 

2014 yılında 8 metre yükseklikten Downhill bisikletiyle atlamıştım ki bu Türkiye rekorudur.

2014 yılında Downhill bisikletiyle 123 km hıza ulaştım, dağ bisikletinde bu da Türkiye rekoru.

Dağ bisikletinde, Türkiye genelinde 6 birincilik, üç tane ikincilik, iki tane üçüncülük ve birçok yarışta ilk 6'da yer aldım.

Diğer sporlara gelirsek dövüş sporlarında Türkiye genelinde ikinciliğim, fitness alanında antrenmanlarımı powerlifter tarzında yaptığım için hatırı sayılır derecede başarılarım var.

 

Bu spordaki başarıların maddi ve manevi olarak seni tatmin ediyor mu?

 

Manevi olarak fazlasıyla keyif aldığım bir spor. Onlarca sporla uğraşmama rağmen sadece Downhill yapabileyim diğerlerini yapmasam da olur diyebileceğim kadardüşkün olduğum bir spor. Ne yazık ki maddi olarak yarıştan yarışa ufak tefek hediyeler kazanabiliyoruz, sponsor da olmadığı için genelde masrafları kendimiz karşılıyoruz

 

Bu sporun kolay ve zor yönleri, artıları ve eksileri nelerdir?

 

Bu sporun kolay yönü; hangi çeşit hangi marka bisiklete sahip olursanız olun Downhill yapabilirsiniz. Sınır her zaman sizsiniz; deneme amaçlı Uludağ Parkuru’ndan BMX bisikletiyle indik ve birçok parkurda yol bisikletiyle iniş denemeleri yaptım… Downhill’e başlamak için ciddi miktarlarda para ödeyipDownhill bisikleti almanıza gerek yok, başlangıç için ne çeşit bisiklet olursa olsun Downhill yapabilirsiniz.

 

Zor ve eksi yönleri; çok tehlikeli  ve korumasız asla yapılmaması gereken bir spor çünkü düşüşler genelde açık kayalıkların, ağaçlıkların ve mıcır zeminlerin üstünde olduğu için ciddi yaralanmalara sebep oluyor, o yüzden her inişte tabiri caizse korumalıklar olsa bile kelle koltukta iniyorsunuz. Tabii daha fazla keyif almak için sınırları zorladığınızda iş biraz daha ciddileşiyor. Bu sporun benim gözümde en büyük artısı sınırınız yok, sıkılmıyorsunuz ve Dünya’nın her yerinde yapabileceğiniz bir spor, illa orman gerekmiyor şehir içinde de urban tarzı Downhill yapabilirsiniz.

Ağrı Dağ'ından Downhill bisikletiyle inen ilk Türk oldun, çok zorlandın mı? Hangi motivasyonla bu fikir ortaya çıktı?

 

Aslında asıl projem Downhill sporunu tanıtmak için Türkiye'deki bütün yüksek rakımlı dağların zirvesinden inmekti ve en sona bıraktığım Ağrı dağı en zor hedefimdi ve en sona koyduğum hedefimi bir enerji markası sponsorluğuyla öne aldım. 2013 yılının Ocak ayından itibaren çok sıkı bir şekilde çalıştım. Günde 4-5 saate yakın antrenmanlarım oluyordu. Çünkü bu dağın zorluğu bisikletle dağdan teknik olarak inmek değildi. 5200 metreye bisikleti yaya olarak çıkartıp orada o eforu sarf edebilmekti. Oksijenin çok daha az olduğu yüksekliklerde bisiklete binmek için gerçekten çok sıkı bir antrenman döneminden geçtim. Ve başardığımda ise bütün çektiğim zorluklara değmişti.

Antrenmanım bu şekildeydi:

75kg’da Deadlift 200 kg

Ağırlıklı Barfiks 75+80 kg

Bench Press 160 kg

Leg Press 725 kg

Overhead Press 90 kg  

Bu sporla uğraşanların genel sorunları nelerdir ve çözüm önerin var mı bu sorunlar için?

 

Bu spor Türkiye’de tanınmıyor ve federasyona bağlı değil o yüzden bu sporla uğraşanlar kendilerini geliştiremiyor. Tek sınırları kendileri ve korkuları, görüp izleyebilecekleri bilgi alabilecekleri o kadar az kişi var ki tek çözüm bisiklet federasyonunun Downhill branşını da bünyesine katması olur.

 

Bu sporla ilgilenmek isteyenlere tavsiyelerin nelerdir?

 

Bisiklet önemli değil, bu spora sağlıklı bir şekilde devam etmek istiyorsanız  korumalıkları ve “full face” kaskınızı kullanmayı ihmal etmeyin. Bu spora başlamak isteyenlere Downhill sporuna gönül vermiş insanlardan yardım almalarını öneririm.