İstanbul'dan Bali'ye, Dalgaların Üzerinde Bir Hayat

Merhaba Cihan. Nasılsın? Öncelikle seni tanımayanlar için bize biraz kendinden bahsedebilir misin? Nerede doğdun, sörfe ne zaman başladın, niye başladın, ne tür ödüller kazandın, şu sıralar nelerle uğraşıyorsun?

 

Sörfe Kanarya Adaları’nda Deniz Bilimleri’nde okurken öğrenciliğim sırasında başladım. Okyanus kenarında yürürken, sörfçüleri büyük dalgaların tepesinden aşağı kayarken gördüğüm andan itibaren ilk sörf virüsü vücuduma girmeye başlamıştı. Tabii ki denemek istedim ama dışardan görüldüğü gibi kolay değildi. Çok zor ve güç isteyen bir şey olduğunu fark etmiştim. Ama suya her sörf tahtamla girdiğimde, dalgalardan her dayak yediğimde sörf virüsü artık iyice kanıma karışmıştı. Sonra okulu bir süreliğine bıraktım ve okyanus kenarında ufak bir evde sırf sörf yapabilmek için yaşamaya başladım. Gün doğumundan gün batımına kadar sürekli sudaydım. Hayatımda sadece sörf, yemek ve uyku vardı. Ve hala da öyle devam ediyor.

 

Deniz Bilimleri’nden doktoramı aldıktan sonra daha iyi dalgalarla beraber olmak için Bali’ye taşındım. Yılın altı ayı Bali’deyim, diğer altı ayı ise İstanbul’daki tek sörf okulunu işleten Hakan ve Seda Ozan ile beraberim. Kısacası hayalimi yaşıyorum. Şimdiki amacım ise daha çok büyük ve tehlikeli boyutta diyeceğimiz dalgalarla beraber olup, her seferinde daha büyük dalgalara çıkıp, bu mucizevi olayı başka bir boyuta taşıma niyetindeyim.

Hayatının büyük bir kısmını sörfe adamış biri olarak sence sörf yapmanın insana faydaları nelerdir, sen sörf sayesinde hangi fırsatlarla karşılaştın ve nelerin farkına vardın?

 

Sörf bana bir çok şey verdi. Hem fiziki açıdan, hem de mental açıdan çok yararı oldu. Bir kere sörfü bir spor olarak görmemek lazım. Çünkü sörf, bir yaşam biçimidir. Sörfe ilk başladığımdan beri hep sörfü takip ettim ve o da bana insanların hayallerinde yaşayabileceği bir hayatı sundu. Büyük dalgalarla geçen zamanlardan sonra karadaki hayatta karar alırken daha cesaretli oluyor, risk almayı göze alabiliyorsunuz. Hayattan beklentilerinizi az tutup mutlu olmasını öğrenebiliyorsunuz. Bana bir sörf tahtası ve bir şort yetiyor. Parayı bir şekilde kazanabiliyorsunuz.

 

Önemli olan, hayatta sizi neyin mutlu ettiğini bulup gözü kapalı bir şekilde onun peşinden gitmektir. Beni dalgalar mutlu ediyor ve hep dalgaların peşinden gidiyorum. Ve her seferinde bana değişik tecrübeler ve maceralar tattırıyor.

 

Karşılaştığım fırsatları yazmakla bitmez. Ama başlıcaları, Dünya Sörf Şampiyonası elemelerinde hem Brezilya’da hem de Japonya’da yarıştım. O dönem Türkiye’nin ilk lisanslı sörfçüsüydüm. İstanbul Üniversitesi Spor Kulübü’nün sporcusuydum ve sponsorlarım sayesinde Sri Lanka’dan Fas’a, Güney Afrika’dan Nikaragua’ya kadar birçok yerde sörf yapma ve yeni insanlar tanıma fırsatım oldu. Şu an da yılın altı ayı İstanbul’da sörf hocalığı yapıp sörfteki yaşadığım heyecanları öğrencilerime aktarmaya çalışıyorum.

Türkiye’de ne zaman birine “Ben sörfle uğraşıyorum.” desek şaşırıp kalıyorlar ve dalga geçtiğimizi düşünüyorlar. İnsanların Türkiye’de sörf yapılmıyor ve yapılamaz diye düşünüyorlar. Sen ne düşünüyorsun, Türkiye’de sörf ne kadar popüler olacak?

 

Sörf, board sporların atası olarak bilinir. İki bin seneden beri yapılan büyük bir kültür aktivitesidir. Ülkemizde biz ortaya çıkana kadar kimsenin sörften haberi yoktu. Herkes sörfü yazın yapılan ve tropik adalarda olan bir şey zannediyordu. İlk başlarda bunun çok sıkıntısını çektik. Her fırtınada Türkiye sahillerinde sörf noktalarını keşfetmeye çalışırken çoğu kez jandarmalar ve polisler tarafından zorluklarla karşılaştık. Maalesef bizim insanımız denizden ve dalgadan çok korkuyor. İşte biz de şimdi dalgaları nasıl kullanabileceklerini insanlara öğretiyoruz.

 

Dünyanın her yerinde sörf çok popülerdir. Çünkü herkes sörfçü olmak ister, herkes büyük bir dalgada fotoğrafım olsun diye can atar. İşte bu yüzden Türkiye’de de çok popüler olacak. Sadece birkaç senesi daha var.

 

Şu sıralar Türkiye’de sörf kültürünü geliştirmek için ne gibi planlar var? Herhangi bir sörf okulu ya da mağazası gibi bir şey kurmayı düşünüyor musun?

 

Türkiye’de ilk sörfü başlatan ve insanlara gösteren zaten bizdik. Sürekli her fırtınada Türkiye’nin dört bir köşesine gidip uygun dalgalar arıyorduk. Nihayetinde senelerin verdiği tecrübelerle artık hangi rüzgar nereden kaç kuvvettinde estiğinde hangi sörf spotlarının çalıştığını çok iyi biliyoruz.

 

Bu yüzden şimdi İstanbul Kilyos’ta Surfschoolistanbul adı altında okulumuz var. Senelerce beraber Türkiye ve dünyanın çeşitli noktalarında sörf yaptığım diğer Türk sörfçü Hakan Ozan ile beraber işletiyoruz. Amacımız öyle büyük paralar kazanmak değil. Sadece sörfün doğru ve en iyi olanlar tarafından tanıtılmasını istiyoruz. O konuda da açıkça söylüyorum zaten bilen bilir bizi, en iyisi ve bu işe her şeyini vermiş insanlar biziz.

 

 

 

 

Türkiye’nin birçok farklı yerinde sörf yapmış bir sörfçü olarak sence en iyi dalga sörfü nerede yapılabilir, mevsimden mevsime nasıl farklılıklar gösteriyorlar?

 

Türkiye’de İğneada’dan Suriye sınırındaki Hatay Samandağ’a kadar birçok sörf noktasını Türkiye’ye kazandırdık. Bu yüzden artık hangi dalganın ne zaman nerede olacağını çok iyi biliyoruz.

 

Sörfte en önemli şey; istikrarlı dalgaların olması, yani haftada en az üç dört gün dalga olmasından bahsediyorum. En istikrarlı nokta ise Batı Karadeniz sahilleridir. Özellikle de İstanbul’un kuzey sahilleri bu bakımdan çok iyidir. Her seviyeye uygun bol bol dalga olur. Bu yüzden en iyi sörf, her zaman İstanbul’da yapılır ama hala insanlarımızın haberi yok. Biz tanıttıkça yavaş yavaş olacak.

 

Kış aylarında ise Akdeniz’de sezon başlıyor. Karadeniz’de dalgalar kocaman olurken su derecesi de oldukça soğuyor yani Şubat ve Mart aylarında dört dereceye kadar düşüyor. Bu yüzden Akdeniz daha elverişli oluyor. Su derecesi minimum 17 derece iniyor ve fırtınalardan sonra rüzgar aniden diniyor bu da dalgaların kalitesini artırıyor.

 

Akdeniz’de en iyi yer ise Antalya’da Side ve Alanya’dır. Özellikle Side çok iyidir. Okyanus kalitesinde dalgalar vardır. Farklı açıya bakan koyları olduğu için rüzgar nerden eserse essin illa ki sörf için uygun bir koy buluyorsunuz. Başlıca sörf noktaları Panorama ve Baby Point’tir.

 

Türkiye’de sörf yapabilmek için illa ki tecrübeli kişilerden fikir almak gerekiyor. Çünkü aksi takdirde bir dünya yol gidip hayal kırıklığına uğrayabiliyorsunuz. Bize böyle çok oldu ama artık yılların verdiği tecrübe ile dalgaları iyi tahmin ediyoruz ve Türkiye’de sörfün tadını çıkarttıyoruz.

Son olarak okuyucularımıza söylemek istediğin başka şeyler var mı?

 

Sörfe ilgi duyan duymayan herkesi muhakkak okulumuza bekliyoruz. İstanbul Gümüşdere sahilindeyiz. Gelin tanışalım. İletişim kurmak isteyenler www.surfschoolistanbul.com sitesine girebilirler.