Şubat'ta ne işim var, suda?

Bir hikayem var, "konu başlıklı", yine yazıyorum.

Konumuz Şubat ayında Hip-Notics'e gidilirmi? Eserse gidilir. Belki siz bunu okurken bile içiniz üşüyor olabilir ama gidilir, çok ta güzel olurmuş. Ben böyle bir yolculuk yapmayı düşünmüyordum, haftasonu arkadaşlarla motocrossa mı gitsek yoksa dağa mı çıksak diye düşünürken bir arkadaşımın Antalya'ya gideceğini ögrendim. Üstelik haftasonu orada kalacaklarmış, bir anda esti işte. Direk bende geleceğim sizinle diye yüzsüzlük yaptım. Ne arabada yer varmı diye sordum, ne de gelebilirmiyim dedim yüzsüzlüğün daniskasını yaptım yani. Banane yahu, arkadasım nede olsa. Gidecem o kadar yani. Aradım Hip-Notics'in  dahili telefonunu, açan eden yok. Hemen Barış abiye yazdım Facebook'tan. 5 dakika gecti cevap yok. Dayanamadım aradım hemen. "Abi" dedim. "Tesis açık değilmi?,ben geliyorum."

"Acık dedi, ne zaman istersen gel, bana gelmeden bir gün önce haber ver yerini ayarlayayım" dedi. Tamam yola çıkıyorum ben dedim.   Ohh süper, bu işi de hallettik. Bursa'da Sukaypark'a gitmek zor gelirdi, şimdi yaptığım işe bak. Ertesi gün yola çıktık, arkadaşlarla daha doğrusu eski dostlarımla milleti çekiştire, çekiştire, dedikodunun dibine vura,vura Antalya'ya geldik.

 

Cuma akşamı Antalya'da idik. Onlar gideceği yere gittikten sonra bana o gecelik ucuz bir otel ayarlamışlar "sağolsunlar mı?" diyeyim, isyan mı edeyim bilemedim. Otelin ismi Atay Fasıl Otel. Bide cuma gecesi! Sabaha kadar oda da fasil dinledim. Oda da sigara üstüne sigara yakıyorum. Efkarın dibine vuruyorum o derece. Su içerek kafam güzel oldu, o derece modumdayım. Sabah 8'de yola çıkacağım. Yok! Bitmiyor canlı müzik. Saat oldu 3. Solist kadın sonunda bitirici cümleyi söyledi. Bu gecelik bu kadardı diyor. Sanki söylenecek şarkı kaldı da, sen söylemiyorsun. Allah Allah. Neyse, o gece öyle bitti sonunda. 3-4 saat te olsa uyuyabildim. Sabah kalktım, arkadaşın arabası bende. Yola çıktım gidiyorum, havalimanını geçtim. Karşımda bir bulut. Bulutun sonu yok. "Heh" dedim, ben geldim ya! yağmurda yağar tabii. Kayamadan geri döncem diye düsünüyorum. Bir anda sağanak yağmur başlamaz mı! "Heh" dedim, hayatım da ne normal gidiyorki? Bu gitsin dedim içimden, konuşuyorum öyle. Sonra böyle bir ışık gördüm karşıdan, bana gel gel diyor. meğer güneşmiş o! 10 dakika geçmedi hava bir açtı, bulut mulut kalmadı. Moraller yerine geldi ve ben Hip-Notics'e vardım.
Sabah saat 8:30 gibi tesisteydim, yaz olsa millet şu an kahvaltısını yapmış, giyinmiş, ısınma hareketlerine başlamıştı bile. Ama gittiğim de herkes relax takılıyor. Uzun uzun kahvaltı ediyor, rahat takılıyor tam benlik. Bende giriş işlemlerimi yaptırıyorum suit odada gecelik fiyat 250 ödedim (bana özel fiyat) tanıdık indirimi ama sadece 1 gün kayacaktım normalde. Bu fiyata 2 günlük full Cablepark'tan yararlanma, yemek ve konaklama dahil oluyordu. Yinede paramı çıkarmam lazımdı.  Sonuçta tam tamına bir günüm vardı. İçecekler için kart istiyormusun dediler? içecekler ekstra çünki. Yok dedim abi, su içerim ben. Not: Fazla parayla gitmemiştim ) Neyse ki odalarda bol bol, şişe şişe su varmış. Ohhh. Lüks mekanda şişe açtırıyorum sanki, bir mutlu oldum. Bol bol suyum var. Sonra gittim odaya daha önce hep bungalov odalar da kalmıştım. Suit oda başkaymış, cidden güzel olmuş. Erkek erkeğe suit oda da kalmayın, gidin bungalov da kalın. Suit oda da kalırsanız kazara, birbirinize karşı ilgi duyabilirsiniz:) 

Balayi suiti gibi odalar yapmışlar. Duşun kapısını açıyorsun, direk yatak odasındasın. Banyonun kapısından bahsetmiyorum, direk duşun kapısı diyorum. Neyse, konumuza dönelim.
Yanıma iki tane wetsuit almıştım, hangisi daha iyi olur bilemediğim için 1mm ve 3mm lik. 3mm şu an için idealmiş. Hava ne kadar sıcak olsa da su hala buz gibi. Kaydığın ettiğin için zaten yeterince sıcaklıyorsun. 3mm içinde düştügün zaman serin serin iyi geliyor hatta . Ben ordayken Polonya'dan bir ekİp vardı. Oralar heralde cok soĞuk olcak ki, kızlar şortla kayıyor resmen. Erkeklerin hepsi 3mm wetsuit giymiş, kızlar banamısın demİyor. Giymişler şortları,kaymaya gelmişler. Bende o cesaret yok. Kendimden utandım yemin ediyorum. Aldım boardumu kiraladım daha dogrusu. Rampa boardu. Kirası 100 lira bu arada. Başladım ısınma turlarınaİ özlemişim valla kaymasını. Direk boxa girdim, rampa deniyorum hafiften. 1 senedir kaymıyorum ama unutmamışım da yani kaymasını, hakkını veriyorum açıkçası. Kendimi öveyim biraz. Ne hareketler çıkartıyorum, yok böyle bir şey. Havada 3 taklalar felan. yok daha neler! Orta düzeyde kayıyoruz işte o kadar. Ama kondisyonum azalmış 4-5 turdan sonra kollarım bitiyor resmen, biraz kol calışmam lazımmış.
Tüm kafamı 5 turda boşalttım, ne fasıl kaldı kafada ne yağan yağmur, ne de başka bir şey. Sonra çıktım kenara, başladım fotoğraf çekmeye,Tahta Mecmua için.

Kışın Hip-Notics bir başka güzel oluyormuş valla, öğlene kadar kaydım. Bol bol fotoğraf çektim. Yanlız gittigim için beni çekecek kimse yok. Bende canlı yayından, kendi fotoğrafımı çektim. Bu arada Hip-Notics sitesinden canlı yayın aracılığı ile orda olup biteni stalk layabilirsiniz.
Öğle yemeği saati yaklaşıyordu. Avını gizliden takip eden ben, saatin 1 olmasını bekliyordum. Diyetteydim ama tüm gün kaydım ettim, yiyecem. Yapacam bir şey yok. Zaten yemekleri on numara, protein ağırlıklı, bol tavuklu bir yemek. Ama aynı anne yemeği gibi tüm yemekler, o kıvamdaydı, her şey cok lezzetliydi. Sonra geçtim odaya biraz dinleneyim, birazda sıcağı sıcağına sizlere yazayım istedim. Oturdum odamın önüne güneşlenirken biraz sizin için yazdım. Yanımda şarabımı açtım, peynirim, füme etim yazıyorum size gene... Şaka! arada Neo (maskot köpek) geliyor, koklayıp gidiyor. Onun haricinde bol bol su. Ahh o su yüzünden ne cektim. Wetsuit cıkarıp tuvalete girmek zor zanaatmiş onu anladım. Bir daha bu kadar su içmiycem. Evet şimdi kaymaya devam edeceğim, yazarım sonra.

Evet nerde kalmıştık? Ögleden sonrasını anlatacağım sizlere. Çok bir şey yoktu, kaydık bitti o kadar ... Tamam tamam bitmedi. Gittim gene tesisin başına, Mesut abi gene pilot koltuğunda oturuyor, geleni yolluyor. Biraz muhabbet edelim dedik sonra aklıma takıldı, burası dünyadaki çoğu wakeboard sporcusunun bildiği bir tesis ve dünya standarlarına göre de bence baya iyi bir tesis, niye yarişma yapılmıyor? niye bir etkinlik yapılmıyor? tamam Hip-Notics'in böyle bir şeye ihtiyacı olmayabilir ama bizim gibi insanlarin böyle şeylere ihtiyacı var. Kışın dağlarda nasıl etkinlikler oluyorsa, yazın da buralarda böyle etkinliklerin olması gerekmiyormu? Türkiye'de wakeboard hala gelişmekte olan bir sektör,  workshoplar niye ülkemizde yok? niye beginner seviyedeki riderların gelişmesine izin verilmiyor. Ey halk size soruyorum? Caiz degilmidir? Benimlemi siniz? Offf şu an çok gaza geldim. Wakeboard yapmasından keyif alan biriyim, ne kadar Rail Backroll çıkartamasam da rampa ve boxlara giriyorum. Ama bunları öğrenebilceğim yerler az. Ya paraya kıyıp buralara geleceğim ya da Sukaypark gibi yerlerde kendi imkanlarımla öğreneceğim. Keşke eğitim verilse, kitesurfte bile 3 günlük eğitim var. Hip-Notics'te yapsın aynısını. 3 gün ucuza kamp gibi, gelmeyen ne olsun...

Yorum yapabilmek için Kayıt Ol! yada Giriş Yap