Brian Grubb: Hieropolis'te Bir İlk!

Wakeboard yaparken ne oldu da wakeskate’e geçtin ve neden wakeskate’i wakeboard’a tercih ettin?

 

Benim için bu bir gelişim süreci. Küçükken bir teknenin arkasında yapılabilecek tek şey su kayağıydı ama sonra wakeboard geldi ve su kayağından çok daha zevkliydi. Ortaokul ve lisede hep wakeboard yaptım ama sonra bazı dergilerde wakeskate yapan insanların fotoğraflarını görmeye başladım ve onu da denedim. Anında bağımlısı oldum ve ondan sonra sadece wakeskate yapmak istedim. Çok yeni bir spordu ve yaptığımız hiçbir şey daha önce yapılmamıştı. Bu zorlu iş hoşuma gitti ve bana çekici geldi.

 

Bize profesyonel bir wakeskateci olmak için ne gibi antrenmanlara ya da yeteneklere sahip olmak gerektiğini anlatır mısın?

 

Her şeyden önce board üzerinde çok fazla zaman geçirip numaralar öğrenmek gerekiyor. Wakeskate üstünde zor numaralar yapıp az düşen insanlar genelde çok başarılı oluyor. Bunları başarmak için tabii ki bazen düşeceksin hatta bir numarayı yapabilmek için belki yüzlerce kez düşeceksin ama bu düşüşler bir kere o hareketi mükemmel tamamladığında sana ödül olarak dönecek

Sana en çok ne çekici geliyor? Unvanlar kazanmak mı yoksa farklı farklı yerlerde wakeskate yapmak mı?  Ve neden?

 

Açıkçası ikisini de seviyorum ama farklı biçimlerde.  Bir yarışma kazanmak benim gibi mücadeleci bir insan için en güzel duygu. O ana kadar sürekli antrenman yapıyorsun ve sonrasında karşındaki bütün rakiplerini yenmek için yalnızca iki dakikan oluyor. Bütün hareketlerini doğru yapıp, düşmeyip yarışmayı kazandığında, podyumun tepesinde olmak en büyük ödülün oluyor. Yeni ve daha önce kimsenin wakeskate yapmadığı yerler bulmak çok uzun bir süreç. Bu hayal ancak bir grup insan ve beni destekleyen Red Bull gibi sponsorlar ile gerçekleşebiliyor. Bütün bu planlama ve yolculuk aşamalarının sonunda wakeskate yapma ve bunu filme çekme bölümü benim için hep çok eğlenceli oluyor. Ama asıl bu çekilen projenin dünyada yayınlanması ve insanların filmi izlemek ve paylaşmak için hissettiği heyecanı görmek bana bir yarışma kazanmak ile aynı duyguları hissettiriyor.  

 

Filipinler’deki performansın inanılmazdı, pirinç işçilerinin çalışma alanlarının hemen yanında olman ve o mızraklı muhafız… O videoyu çekerken neler hissettin?

 

Filipinler projesi. Hem videonun çekim süreci hem de yayınlandıktan sonra tüm dünyada yarattığı etki ile benim kariyerimin en önemli işi oldu.

Projenin gerçekleşmesi ve lokasyonun güvenliğinin sağlanması çok fazla çalışma istiyordu. Wakeskate yapmak için pirincin yetişmediği bir zaman ayarlamak gibi yerel çiftçilerle, papazlarla ve yönetimle halledilmesi gereken tonlarca lojistik işimiz vardı. Ben oraya vardığımda her şey halledilmişti ve başlamak için hazırdık. Rayları kurduk ve ışığın güzel olduğu sabah saatlerinde filmi çekmeye başladık. Yerel halkın yardımları olmasaydı projeyi asla bitiremezdik. Filipin kültürünün içine dalmak, dağların üstünde konumlanmış pirinç tarlalarında wakeskate yapma hayalimi gerçekleştirmek için yerel halkla birlikte çalışmak mükemmeldi.

 

Bosna’ya olan yolculuğuna gelirsek, snowboard ve wakeskate disiplinlerinin sentezi gibiydi. Sudan kara, kardan suya  atladığında neler hissettin?

 

Bosna projesi de çok özel ve daha önce benzeri yapılmamış bir projeydi. Elimizde iki sporu birlikte denemek için boş bir kanvas vardı. Daha önce wakeskate yapılmamış bir ortamda kaymaktan çok keyif aldım.  Zamanlama açısından çok şanslıydık çünkü yeni yağmış kar sayesinde çok daha rahat kayabildim. Sudan kara geçmek ve sonrasında yine suya geçmek inanılmaz bir duyguydu. Nehirde numaralar yapmak çok güzeldi ama karın içine gömülerek kaymak en unutamadığım şey oldu.

‘’Buz tutacağım’’ ya da ‘’Parmaklarım donacak’’, ‘’Çekimlerden sonra parmaklarımı kestirmek zorunda kalacak mıyım ?’’gibi endişelerin oldu mu?

 

Bosna projesinde üşümeye yönelik çok endişem olmadı. Sponsorlarımdan Billabong dünyada yapılabilecek en iyi wetsuitleri yapıyor ve bana da 5mm’lik kapüşonlu bir wetsuit, eldiven ve çizme ayarladılar. Yüzüm hariç vücudumda hiçbir nokta soğuğu hissetmedi hatta zaman zaman wetsuit içinde sıcak bastığı bile oldu.

 

O geziden sonra Cape Cod senin için çocuk oyuncağıydı sanırım… Buz kütleleri üstünde kaydın, bir olay yoktu yani. Kim yapamaz ki?

 

Atlantik Okyanusu’nun Cape Cod’da buz tuttuğunu öğrendiğim ve fotoğraflarını gördüğümde çok şaşırdım. Daha önce böyle bir şey olduğunu hiç görmemiştim ve sonradan öğrendim ki 80 yılda bir meydana gelen bir olaymış. Filmi çekmek için 1 günümüz vardı ve gelgit oldukça buz kütleleri rüzgârla beraber hareket ediyorlardı. Wakeskate yapmak için çok zorlu koşullardı ama bir kaç güzel kare yakalamayı başardık. Çekimlerin bittiği günün ertesi sabahı eve uçtum ve Orlando’ya indiğimde görüntüler çoktan televizyon ve haberlerdeydi. Bu mükemmel bir şeydi.

 

Peki ya Erie Kanalı deneyimi? Sanırım sende normal insanlarda olmayan bir vizyon var. İnsanların su ya da ıslak bir yer diye gördüğü yerleri sen farklı görüyorsun. Değil mi?

 

Evet su olan yerlere karşı bakış açım normal insanlardan farklı sanırım. Kaymak için hep yeni mekânlar arıyorum ve bunlar genelde şelale ya da suyolları oluyor. Waterskateciler olarak genelde stil numaralar yapmak için hep içinde su birikintileri ya da suyolları barındıran doğal mekânlar arıyoruz. Aynı bir kaykaycının merdiven ve trabzan araması gibi biz de numaralarımızı gerçekleştirebileceğimiz böyle mekânlar arıyoruz. Tek farkı bizimkilerin altında ve üstünde su olması gerekiyor.

Hep yeni maceralar peşindesin ve son yolculuğun seni Türkiye’ye Pamukkale’ye getirdi. Sanırım önceki mekânlara göre burası fazla konforlu… Soğuk değil, tırmanman gerekmiyor ya da seni yakalamak isteyen bir polis memuru yok. Nasıl hissetin? Atmosfer nasıldı?

 

Türkiye projesi daha önce yaptıklarımdan çok farklıydı. Çok sığ içinde ve yüzeyde sütunlar ve kayalar olan bir havuzdu. Her gün rayları kurmak ve çekim için hazırlanmak sanırım en büyük zorluktu. Çok iyi bir ekibimiz vardı, bu sayede daha güneş doğmadan her şey hazırdı. Sıcak bir havuzda kaymak güzel bir histi. Tek sorun kaymak için sabah park açılmadan önce çok kısıtlı zamanımız oluyordu.

 

İçi sütunlarla dolu küçük bir havuzda kaymak nasıldı?

 

Kayması çok zor bir yerdi tabii ki. Havuz hızlanıp zıplamak ve öbür tarafında durmak için yeterli boyutlardaydı. Hızlanmak için bizi çeken elektrikli bir vinç kullandık. Taşların ve sütunların nerede olduğu biliyorduk ve onların üstüne düşmemek için bir çaba sarf ettik. Rayı koyduktan sonra hızlanıp kaymak ve inişi yapmak için derin güzel bir yol elde ettik.

 

Bunu sana sormak zorundayım çünkü bir klasiktir, lokum denedin mi? Mekân, insanlar ya da ülke hakkında paylaşmak istediğin bir şeyler var mı?

 

Türkiye’deyken çok güzel bir deneyim geçirdim. Denizli ve Hieropolis civarını keşfetmek, burada gerçekleşmiş hikâyeleri, tarihi öğrenmek çok güzeldi. Tanıştığım herkes çok iyiydi ve yediğim bütün yemekler süperdi. Yaşadığım yerden çok farklıydı ama deneyimlemek çok güzeldi. Orada wakeskate yapmış ilk kişi olmak benim için çok büyük bir olaydı.

 

Sıradaki projen ne?

Önümüzdeki sene yapmayı düşündüğümüz birkaç fikrimiz var. Ama hepsi sır!